Ayaklı lightbox nerede işe yarar?
Ayaklı lightbox, panoyu asacak uygun bir duvarın olmadığı ya da duvara dokunulmasının istenmediği yerlerde işe yarar. Cam cepheli mağazalar, delik açılmasına izin verilmeyen kiralık alanlar, otel lobileri ve fuar standları tipik örneklerdir. Pano yerine konur, prize bağlanır ve çalışır. Duvara asılan bir panonun aksine, mekânın düzeni değiştiğinde onunla birlikte yer değiştirir.
Yönlendirme için de kullanışlıdır. Bir kurum binasının girişine konan totem, ziyaretçiye kat planını ya da bölümleri gösterir. Restoranın karşılama alanındaki ayaklı pano menüyü veya günün önerisini taşır. Hastane ve okul gibi binalarda duvara müdahale izin gerektirebilir; ayaklı pano binaya dokunmadan aynı işi görür ve ihtiyaç değişince başka bir koridora taşınır.
AVM gibi kiralık alanlarda totem, mağaza sınırının dışına taşmayacak biçimde ölçülendirilir. Ortak alana konacaksa genellikle yönetimin onayı gerekir. Işığı da bulunduğu yere göre ayarlanır, çünkü loş bir lobide fazla parlak bir pano göz alır, gün ışığı alan bir girişte ise sönük kalabilir.
Ayaklı lightbox devrilir mi?
Tabanı panonun boyuna ve ağırlığına göre seçilmiş bir ayaklı lightbox devrilmez; risk, yüksek bir panoya hafif ya da dar bir taban takıldığında doğar. Pano yükseldikçe ağırlık merkezi yukarı çıkar. Çift yüzlü modeller daha ağır olduğu için taban da buna göre büyür. Sık yer değiştirecek totemlerde frenli tekerlekli taban da yapılabilir, bu durumda taban genişletilir.
Yüksekliği, insanların panoya nereden bakacağı belirler. Göz hizasında okunacak bir menü panosu ile salonun öbür ucundan görülmesi gereken bir giriş totemi aynı ölçüde olmaz. Çocukların koştuğu ya da kalabalığın sıkıştığı alanlarda tabanı genişletiyor, gerekirse panoyu zemine sabitliyoruz. Kabloyu yürüme yolunun ortasından geçirmiyoruz. Tabandan çıkan kablo, en yakın prize zemine sabitlenmiş bir kanalın içinden gider. Taban ile panonun birleşimini de kontrol ediyoruz; zamanla gevşeyen bir bağlantı kendini önce panonun sallanmasıyla belli eder.
İç mekân totemi ile dış mekân totemi arasındaki fark nedir?
Fark rüzgârdan ve sudan gelir. İç mekân totemleri düz bir zeminde dengede durmak üzere hafif yapılır; kasa contasızdır, güç kaynağı iç mekân sınıfındadır. Dışarıda panonun yüzeyi rüzgârda bir yelken gibi çalışır. Dış mekân totemlerini bu yüzden ya çok daha ağır bir tabanla ya da zemine ankrajla sabitleyerek kuruyoruz. Zemin beton ya da parke taşı olmasına göre farklı ankraj ister; parke taşında taban çoğu zaman altındaki betona sabitlenir.
Dışarıdaki totemde kasa contalanır, güç kaynağı ve bağlantılar suya karşı korumalı sınıftan seçilir, baskı UV dayanımlı malzemeye yapılır. Elektrik hattı toprak altından ya da korumalı bir kanalla getirilir. Rüzgârlı bir köşede duracak totemde yüzey alanını gereğinden büyük tutmamak da bir önlemdir. Birkaç günlük bir etkinlikte duracak totem ile yıllarca aynı yerde kalacak bir site girişi totemi bu nedenle farklı çözümler ister.
Ayaklı lightbox fuardan fuara nasıl taşınır ve saklanır?
Alüminyum kasa ve taban sökülüp taşınabildiği için aynı totemi farklı fuarlarda yeniden kullanabilirsiniz; kumaş yüzeyli modellerde yalnızca baskıyı değiştirmek yeter. Taşırken baskıyı kanaldan çıkarıp ayrı paketlemek, kumaşın kirlenmesini ve kenarların ezilmesini önler. Saklarken kumaşı katlamak yerine rulo yapmanızı, kasayı kuru bir yerde ve köşeleri korunmuş hâlde tutmanızı öneririz. Katlama izleri ışık altında belirginleşebilir, ezilen bir profil köşesi de kumaşın gerginliğini bozar.
Fuarlarda sık yapılan bir hata, totemi standın en arkasına koymaktır. Ayaklı pano, koridordan geçen birinin göz hizasında ve standın ön çizgisine yakın durduğunda işe yarar. Fuar standı da yaptığımız için totemin yerini standın genel planıyla birlikte belirleyebiliriz. İçeriği gün içinde değişecek bir karşılama noktası arıyorsanız LED poster ekran daha uygun olabilir.